İbadetlerde Okunan Sure Ayet Sözler ve Anlamları

İbadetlerde Okunan Sure Ayet Sözler ve Anlamları

 

YENİ ADIM AKADEMİ

 

 

NAMAZ-DUA VE İBADETLERDE OKUNAN

SURE-AYET-SÖZLER

VE

ANLAMLARI

 

MEHMET KARASAKAL

 

2017 GAZİANTEP

 

BU ÇALIŞMAYI PDF FORMATINDA ÜCRETSİZ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN.

BU ÇALIŞMAYI WORD BELGESİ OLARAK ÜCRETSİZ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN.

 

İÇİNDEKİLER

İÇİNDEKİLER. 2

ÖN SÖZ. 4

GİRİŞ. 5

NAMAZLARDA VE SIKLIKLA OKUNAN SURE VE AYETLER. 6

FATİHA Suresi 6

İNŞİRÂH Suresi 7

KADİR Süresi 8

ASR Suresi 8

HUMEZE Suresi 9

FÎL Suresi 10

KUREYŞ Suresi 10

MÂÛN Suresi 11

KEVSER Suresi 12

KÂFİRÛN Suresi 12

NASR Suresi 13

TEBBET Suresi 13

İHLÂS Suresi 14

FELAK Suresi 15

NAS Suresi 15

AYETÜL KURSİ 16

ÂMENE RESÛLÜ.. 17

SAFFAT Suresi 18

TEVBE Suresi 18

NAHL Suresi 19

ZÂRİYÂT Suresi 19

NAMAZLARDA VE SIKLIKLA OKUNAN DUALAR. 20

SUBHANEKE Duası 20

ETTEHİYYÂTU Duası 20

ALLÂHUMME SALLİ Duası 20

ALLÂHUMME BARİK Duası 21

RABBENÂ ÂTİNA Duası 21

RABBENÂĞFİRLÎ Duası 21

KUNUT DUALARI 1. 22

KUNUT DUALARI 2. 22

AMENTÜ DUASI 23

NAMAZ, DUA VE İBADETLERDE OKUNAN SURELER, AYETLER, SÖZLER VE ANLAMLARI 24

EZAN VE KÂMET SÖZLERİ VE ANLAMI 27

EZAN DUASI VE ANLAMI 27

KAYNAKLAR. 28

 

 

ÖN SÖZ

 

Eûzü billâhi mine’ş-şeytani’r-racîm Bismillahi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Elhamdülillâhi Rabb’il Âlemîn

Vessalâtü vesselâmü alâ resûlina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaîn.

 

Allah’tan bize bir mesaj var, bir mektup, bir kitap var. Evet hâla yaşıyorsak hâla nasibimiz var demektir. Düşünün Allah bizim için bir Peygamber (uyarıcı, müjdeleyici, davetçi) gönderdi. Bizim için Peygambere Cebrail Aleyhi’s-Selamı gönderdi. Bizim için içinde kendimizi güvende hissedelim diye bir din tanzim etti. Allah bize bu dünyada ve ahirette güvende olalım diye, her zaman istifade edeceğimiz bir hayat ve memat kitabı verdi. Evet OKUYUP ANLAYALIM DİYE. Evet DÜŞÜNÜP İBRET ALALIM DİYE. Evet İYİYİ KÖTÜYÜ, HAKKI BATILI BİRBİRİNDEN AYIRALIM DİYE. Evet ALLAH’I TANIYIP BİLELİM O’NA HAKKIYLA KULLUK EDELİM diye bize bir kitap verdi. Bu öyle bir kitaptı ki içinde hem bu dünya için hem ahiret hayatı için bize lazım olabilecek  her şey vardı. Ve herşey bizim yalnızca kitabın kapağını açıp okumamıza kalmıştı. Yani gerisi bize kalmıştı. Unutmayalım, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i hâla anlayarak okumamış isek Allah’ın diniyle tam anlamıyla tanışmamışız demektir. 

 

Namazlarımızda, Allah’ın huzuruna Allah’ı anlayarak çıkalım. Diğer zamanlarda da Allah’ın emir ve yasaklarına tam anlamıyla uymak için hiç olmazsa en sık okuduğumuz sure ve dualarımızın anlamlarını bilerek okuyalım. Kısacası neye iman ettiğimizi, nasıl iman ettiğimizle karşılaştırarak ne kadar iman ettiğimizi bilelim.

Allah Azze ve Celle’nin sözüne kulak vermeyi unutmayalım. Şu iki ayeti hep hatırımızda tutalım:

Bir; ‘’Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’’

         (Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûni.) (Zâriyât Suresi,56),

İki; “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”

         (… İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.) (Bakara 156.Ayetin bir kısmı)

 

Bu kitapçık dinimizi anlayarak yaşamamıza ve  dinimizi aslına uygun yaşamamıza bir adım olsun İnşaAllah. Ve hemen akabinde, en kısa zamanda da yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i mealen yani anlayarak okumamıza vesile olsun İnşaAllah. Acizane önerim anlaması en kolay olduğu için “Mahmut Kısa, Kısa Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali” ile başlamanızdır.

Selam ve duayla kalın…

 

Meal önerileri:

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali 

Mahmut Kısa, Kısa Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İbni Kesir Meali

Seyyid Kutub Meali

                                                                                                                            

GİRİŞ

 

Eûzü billâhi mine’ş-şeytani’r-racîm Bismillahi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Elhamdülillâhi Rabb’il Âlemîn

Vessalâtü vesselâmü alâ resûlina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaîn.

 

Bu kitapçıkta, namazlarda sıklıkla okunan Kur’an-ı Kerim’in kısa sureleri ele alındı. Bu sürelerin Arapça okunuşu ve Türkçe anlamları ile bilenler için takip edilebilsin diye Arapça yazılışları da en üste eklendi. Son olarak her ayet için ayrı ayrı sözlük en alta eklenerek bir sürenin anlamını öğrenme tamamlanmaya çalışıldı. 

Namazlarda ve diğer zamanlarda sıklıkla okunan dualar, Arapça okunuşu ve Türkçe anlamları ile sıralandı. Son olarak, Namazlarda, namaz sonrası tesbihatta ve diğer zamanlarda sıklıkla okunan dualar, Arapça okunuşu ve Türkçe anlamları ile sıralandı.

Gayret bizden mükafat Allah’tan. Tek gayemiz Allah’a layıkıyla kulluk yapmak ve yalnızca O’nu ilah edinmek ve sırf bunun için O’nu bilmek ve öğrenmek.

Allah Azze ve Celle’nin sözlerine kulak vermeyi unutmayalım. İkisini hemen hatırlayalım:

Bir; ‘’Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’’

         (Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûni.) (Zâriyât Suresi,56),

İki; “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”

         (… İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.) (Bakara 156.Ayetin bir kısmı)

 

 

Bu kitapçık hazırlanırken ilmi açıdan ele alınıp eksiklerinin giderilmesi, hataların düzeltilmesi konusunda yardımlarını esirgemeyen ve kitapçığın bir uzman gözüyle incelemesini yapan Uzman İlahiyatçı Sayın Muhammed Sadık SUBAŞI hocama katkılarından dolayı teşekkür ederim.

 

Bu kitapçık Allah rızası için ücretsiz olarak dağıtmak ve paylaşmak için hazırlanmıştır.

 

NAMAZLARDA VE SIKLIKLA OKUNAN SURE VE AYETLER

 

                                                             FATİHA Suresi

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾

(1)Bismillâhir rahmânir rahîm.

(1)Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

 

الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿٢﴾

(2)El hamdu lillâhi rabbil âlemîn.

(2)Hamd alemlerin Rab’bı olan Allah’a dır.

 

الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ ﴿٣﴾

(3)Er rahmânir rahîm.

(3)Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri Rahmetine alan,

 

مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ ﴿٤﴾

(4)Mâliki yevmid dîn.

(4)Din gününün sahibidir.

 

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ إِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ﴿٥﴾

(5)İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn. 

(5)(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

 

اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ ﴿٦﴾

(6)İhdinâs sırâtel mustakîm.

(6)Bizi doğru yola ilet.

 

صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَالضَّالِّينَ ﴿٧﴾

(7)Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn.

(7)Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.

İNŞİRÂH Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ ﴿١﴾

(1)E lem neşrah leke sadrake.

(1)(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

 

وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ ﴿٢﴾

(2)Ve vedagnâ anke vizrake.

(2)Ve yükünü indirip atmadık mı?

الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ ﴿٣﴾

(3)Ellezî enkada zahrake.

(3)Ki o, senin belini bükmüştü;

وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ ﴿٤﴾

(4)Ve rafe’nâ leke zikrake.

(4)Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا ﴿٥﴾

(5)Fe inne meal usri yusrâ.

(5)Muhakkak ki güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا ﴿٦﴾

(6)İnne meal usri yusrâ.

(6)Elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ ﴿٧﴾

(7)Fe izâ feragte fensab.

(7)Öyleyse bir işi bitirince diğerine giriş,

 

وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿٨﴾

(8)Ve ilâ rabbike fergab.

(8)Ümit edeceğini Rabbinden iste.

 

 

KADİR Süresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ﴿١﴾

(1)İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr.

(1)Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ﴿٢﴾

(2)Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr.

(2)Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ ﴿٣﴾

(3)Leyletul kadri hayrun min elfi şehrin.

(3)Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِّن كُلِّ أَمْرٍ ﴿٤﴾

(4)Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.

(4)Melekler ve Ruh (Cebrâîl), onda (o gecede) Rablerinin izniyle her bir iş için iner de (peyderpey) iner(ler).

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿٥﴾

(5)Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr. 

(5)O (gece), fecrin doğuşuna (gün ağarana) kadar bir selâmettir.

 

ASR Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

وَالْعَصْرِ ﴿١﴾

(1)Vel asri.

(1)Asr’a (zamana) yemin olsun ki.

إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ ﴿٢﴾

(2)İnnel insâne le fî husr. 

(2)İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir.

 

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَ تَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَ تَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ ﴿٣﴾

(3)İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabrı.

(3)Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

HUMEZE Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ ﴿١﴾

(1)Veylun li kulli humezetin lumezetin.

(1)İnsanları dilleri ile arkalarından çekiştiren ve karşılarında kaş, göz hareketleri ile onları aşağılayan herkese yazıklar olsun! (Vay onların haline)

الَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ ﴿٢﴾

(2)Ellezî cemea mâlen ve addedehu.

(2)Malı toplayıp onu teker teker sayana.

يَحْسَبُ أَنَّ مَا لَهُ أَخْلَدَهُ ﴿٣﴾

(3)Yahsebu enne mâlehû ahledehu.

(3)Malının kendisini ebedi kılacağını (ölümsüzleştireceğim) sanır.

كَلَّا لَيُنبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِ ﴿٤﴾

(4)Kellâ le yunbezenne fîl hutameti.

(4)Hayır, andolsun ki, o Hutame’ye (cehenneme) atılacaktır!

وَمَا أَدْرَاكَ مَاالْحُطَمَةُ ﴿٥﴾

(5)Ve mâ edrâke mâl hutametu.

(5)Hutame’nin ne olduğunu bilir misin sen?

نَارُ اللَّهِ الْمُوقَدَةُ ﴿٦﴾

(6)Nârullâhil mûkadetu.

(6)O, Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir.

الَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى الْأَفْئِدَةِ ﴿٧﴾

(7)Elletî tettaliu alâl ef’ideti.

(7)Ki tırmanıp yüreklerin içine işler.

إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ ﴿٨﴾

(8)İnnehâ aleyhim mu’sadetun.

(8)Bu (ateş), onların üzerine kapatılmıştır.

فِي عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍ ﴿٩﴾

(9)Fî amedin mumeddedetin.

(9)(Kendileri de) Dikilip yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır).

 

FÎL Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ ﴿١﴾

(1)E lem tera keyfe feale rabbuke bi ashâbil fîl.

(1)Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ ﴿٢﴾

(2)E lem yec’al keydehum fî tadlîl.

(2)Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ ﴿٣﴾

(3)Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.

(3)Onların üstüne sürü sürü kuşlar gönderdi.

تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ ﴿٤﴾

(4)Termîhim bi hicâratin min siccîl.

(4)Ki, onların üzerine pişkin tuğladan taşlar atıyorlardı.

فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍ ﴿٥﴾

(5)Fe cealehum ke asfin me’kûl.

(5)Nihâyet onları yenmiş ekin yaprağı gibi yapıverdi!

KUREYŞ Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ ﴿١﴾

(1)Li îlâfi kureyş.

(1)Kureyş’e imkan sağlandığı için, (Kureyş’in uzlaşıp anlaşması için,)

إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاء وَالصَّيْفِ ﴿٢﴾

(2)Îlâfihim rıhleteş şitâi ves sayf.

(2)Onları (ticâret için) kış ve yaz yolculuğuna alıştırdığı için!

فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَذَا الْبَيْتِ ﴿٣﴾

(3)Felya’budû rabbe hâzâl beyt.

(3)Bu evin (Kabe) Rabbına ibadet etsinler.

الَّذِي أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَآمَنَهُم مِّنْ خَوْفٍ ﴿٤﴾

(4)Ellezî at’amehum min cûın ve âmenehum min havf.

(4)O Rabb ki kendilerini açlıktan doyurmuş ve korkudan güvenliğe eriştirmiştir.

MÂÛN Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ ﴿١﴾

(1)E raeytellezî yukezzibu bid dîn.

(1)Dîni (hesab gününü) yalanlayanı gördün mü?

فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ ﴿٢﴾

(2)Fe zâlikellezî yedu’ul yetîm.

(2)İşte o, yetimi itip kakar;

وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ ﴿٣﴾

(3)Ve lâ yahuddu alâ taâmil miskîn.

(3)Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ ﴿٤﴾

(4)Fe veylun lil musallîn.

(4)Vay, o namaz kılanların haline ki;

الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ ﴿٥﴾

(5)Ellezîne hum an salâtihim sâhûn.

(5)Onlar namazlarını ciddiye almazlar. (Onlar, namazlarından gâfildirler.)

الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ ﴿٦﴾

(6)Ellezîne hum yurâûn.

(6)Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

وَ يَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧﴾

(7)Ve yemneûnel mâûn. 

(7)Ve hayra da mani olurlar.

 

KEVSER Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ﴿١﴾

(1)İnnâ a’taynâkel kevser.

(1)Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.

فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ ﴿٢﴾

(2)Fe salli li rabbike venhar.

(2)O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ ﴿٣﴾

(3)İnne şânieke huvel ebter.

(3)Doğrusu sana kin besleyen (buğzeden), soyu kesik olanın ta kendisidir.

 

 

KÂFİRÛN Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ﴿١﴾

(1)Kul yâ eyyuhâl kâfirûn.

(1)De ki: “Ey Kâfirler!”

لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ﴿٢﴾

(2)Lâ a’budu mâ ta’budûn.

(2)Ben sizin taptıklarınıza tapmam.(Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.)

وَ لَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ ﴿٣﴾

(3)Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.

(3)Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. (Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.)

وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ ﴿٤﴾

(4)Ve lâ ene âbidun mâ abedtum.

(4)Ben de sizin taptıklarınıza, tapacak değilim. (Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim).

وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ ﴿٥﴾

(5)Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.

(5)Benim taptığıma da sizler, tapacak değilsiniz. (Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.)

لَكُمْ دِينُكُمْ وَ لِيَ دِينِ ﴿٦﴾

(6)Lekum dînukum ve liye dîn.

(6)Sizin dininiz size; benim dinim banadır.

 

 

NASR Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ ﴿١﴾

(1)İzâ câe nasrullâhi vel fethu.

(1)Allah’ın yardımı ve fethi geldiğinde

وَ رَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا ﴿٢﴾

(2)Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.

(2)İnsanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde,

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَ اسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا ﴿٣﴾

(3)Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ.

(3)Rabbini överek tesbih et, O’ndan mağfiret dile. Çünkü O tevbeleri kabul edendir.

 

TEBBET Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ ﴿١﴾

(1)Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebbe.

(1)Ebu Leheb’in elleri kurusun ve kurudu da!

مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَ مَا كَسَبَ ﴿٢﴾

(2)Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb.

(2)Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.

سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ ﴿٣﴾

(3)Se yaslâ nâran zâte leheb.

(3)O, alevli bir ateşe girecektir. (yaslanacaktır)

وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ ﴿٤﴾

(4)Vemraetuhu, hammâletel hatab.

(4)Karısı da! Odun hamalı olarak! (aynı ateşe odun taşıyıcı olacak)

فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ ﴿٥﴾

(5)Fî cîdihâ hablun min mesed.

(5)Boynunda sağlam hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır.

 

 

İHLÂS Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ﴿١﴾

(1)Kul huvallâhu ehad.

(1)De ki: “O, Allah’tır, Bir’dir.” (Tek’tir)

اللَّهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾

(2)Allâhus samed.

(2)Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır; O, hiçbir şeye muhtaç değildir.)

لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣﴾

(3)Lem yelid ve lem yûled.

(3)O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir).”

وَ لَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤﴾

(4)Ve lem yekun lehu kufuven ehad.

(4)Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.

 

FELAK Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾

(1)Kul eûzu bi rabbil felak.

(1)De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbime.

مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾

(2)Min şerri mâ halak.

(2)Yarattığı şeylerin şerrinden.

وَ مِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾

(3)Ve min şerri gâsikın izâ vekab.

(3)Ve karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.

وَ مِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾

(4)Ve min şerrin neffâsâti fîl ukadi.

(4)Ve düğümlere üfleyen (büyücü)lerin şerrinden!

وَ مِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾

(5)Ve min şerri hâsidin izâ hased.

(5)Ve hased ettiği zaman hasedcinin şerrinden.

NAS Suresi

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾

(1)Kul eûzu bi rabbin nâs.

(1)De ki: Sığınırım ben, insanların Rabbine,

مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾

(2)Melikin nâs.

(2)İnsanların Melikine (Mâlikine)(Mutlak Hükümdarına)

إِلَهِ النَّاسِ ﴿٣﴾

(3)İlâhin nâs.

(3)İnsanların İlâh’ına.

مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾

(4)Min şerril vesvâsil hannâs.

(4)O sinsi vesvesecinin şerrinden.

الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾

(5)Ellezî yuvesvisu fî sudûrin nâs.

(5)Ki o, insanların kalblerine hep vesvese verir.

مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾

(6)Minel cinneti ven nâs.

(6)Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım).

 

AYETÜL KURSİ

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

اَللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَ مَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَ سِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَ الأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَ هُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٢٥٥﴾

(Bakara,255) Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm, lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm, lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard, menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.

 

(Bakara,255)  Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

ÂMENE RESÛLÜ

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَ الْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَ مَلآئِكَتِهِ وَ كُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَ قَالُواْ سَمِعْنَا وَ أَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَ إِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾

(Bakara,285) Âmener rasûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn, kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.

 

(Bakara, 285) Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”

 

 

لاَ يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَ عَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ ﴿٢٨٦﴾

 

(Bakara,286) Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.

 

(Bakara,286) Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

SAFFAT Suresi

(Son Üç Ayet 180,181,182)

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴿١٨٠﴾

(SAFFAT,180) Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn.

(180) Kudret ve şeref sahibi Rabb’in, onların taktıkları sıfatlardan münezzehtir, yücedir.

وَ سَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ ﴿١٨١﴾

(SAFFAT,181) Ve selâmun alâl murselîn.

(181)Selam olsun peygamberlere.

 

وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿١٨٢﴾

(SAFFAT,182) Vel hamdu lillâhi rabbil âlemîn.

(182) Hamd olsun, alemlerin Rabbı Allah’a.

 

TEVBE Suresi

(129. Ayet)

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَ هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ﴿١٢٩﴾

(TEVBE,129) Fe in tevellev fe kul hasbiyallâh(hasbiyallâhu), lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm.

 

(129) Eğer yüz çevirirlerse; de ki: Allah, bana yeter. O’ndan başka hiç bir ilah yoktur. Ben O’na tevekkül ettim (dayandım) ve O, büyük Arş’ın Rabbıdır.

 

NAHL Suresi

(90. Ayet, Bu ayet her Cum’a Hutbede okunur)

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَ إِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَ يَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ  وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ﴿٩٠﴾

(NAHL,90) İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagyi, yeizukum leallekum tezekkerûn.

 

(90) Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

 

ZÂRİYÂT Suresi

(56. Ayet)

Bismillâhir rahmânir rahîm.

 

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ ﴿٥٦﴾

(Zâriyât Suresi, 56) Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûn.

(56) Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

 

NAMAZLARDA VE SIKLIKLA OKUNAN DUALAR

SUBHANEKE Duası

Okunuşu

Subhâneke Allâhumme ve bi hamdik 

ve tebârake’smük 

ve teâlâ ceddük (ve celle senâuk*) 

ve lâ ilâhe ğayruk
* Ve celle senâük yaln
ızca cenaze namazlarında kullanılır.

Anlamı

Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.

ETTEHİYYÂTU Duası

 

Okunuşu

Ettehiyyâtu lillâhi vessalevâtu vettayibât. 

Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullahi ve berakâtuhu. 

Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn. 

Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rasuluh.

 

Anlamı

Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir.

ALLÂHUMME SALLİ Duası

 

Okunuşu

Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. 

Kemâ salleyte alâİbrahime ve alâ âli İbrahim. 

İnneke hamidun mecîd.

 

 

Anlamı

Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

ALLÂHUMME BARİK Duası

 

Okunuşu

Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alââli Muhammed. 

Kemâ barekte alâİbrahîme ve alââli İbrahim. 

İnneke hamidun mecîd

 

Anlamı

Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

 

RABBENÂ ÂTİNA Duası

( Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi 201. Ayetteki duadır.)

 

Okunuşu

Rabbenââtina fid’dunyâ haseneten ve fil’âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr.

 

Anlamı

Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.

(” Bu dua Bakara Suresinin 201. Ayetinin seslenme kısmından sonraki bölümü olan dua ayetidir. 201. Ayetin tamamı ise şöyledir: 

(Bakara 201) Ve minhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve kınâ azâben nâr. 

 

(Bakara 201) Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.”)

 

Birahmetike yâ Erhamerrahimîn (Rabbena Atina duasının sonunda okunur. Her dua için de okunabilir)

Anlamı: Ey merhametlilerin en merhametlisi.

RABBENÂĞFİRLÎ Duası

( Kur’an-ı Kerim’de İbrahim Suresi 41. Ayetteki duadır.)

Okunuşu

Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu’minine yevme yekûmu’l hisâb.

 

Anlamı

Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla

 

KUNUT DUALARI 1

 

Okunuşu

Allâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdik. 

Ve nu’minu bike ve netûbu ileyk. 

Ve netevekkelu aleyke ve nusni aleykel-hayra kullehu neşkuruke ve lâ nekfuruke ve nahleu ve netruku men yefcuruk

 

Anlamı

Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

 

KUNUT DUALARI 2

 

Okunuşu

Allâhumme iyyâke na’budu ve leke nusalli ve nescudu 

Ve ileyke nes’a ve nahfidu 

Nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke 

İnne azâbeke bilkuffâri mulhık

 

Anlamı

Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.

AMENTÜ DUASI

 

Okunuşu
Amentü billahi ve melâiketihi,
ve kütübihî ve rusülihî ve’l yevmi’l-âhıri
ve bi’l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina’llâhi teâlâ
ve’l-ba’sü ba’de’l mevt.
Haggun, Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

 

Anlamı
Ben Allâh-ü Te’âlâ’ya, meleklerine, kitaplarına,
peygamberlerine, âhiret gününe, kadere ; hayır ve şerrin
Allâh-ü Te’âlâ’nın yaratmasıyla olduğuna inandım.
Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şahadet ederim ki,
Allâh-ü Te’âlâ’dan başka ilâh yoktur. Ve yine şahadet
ederim ki, Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) O’nun
kulu ve peygamberidir.

 

NAMAZ, DUA VE İBADETLERDE OKUNAN SURELER, AYETLER, SÖZLER VE ANLAMLARI

 

“Allahu Ekber”:  Allah en büyüktür.

 

“Sübhâne Rabbiye’l – Az’îm”:  Ey büyük Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

 

“Semiallahü limen hamideh”:  Allah kendisine hamd edenleri işitti.

 

“Rabbenâ leke’l-hamd”:  Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.

 

“Sübhane Rabbiye’l- âlâ”:  Ey Yüce Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

 

“Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullah”:  Allah’ın selamı üzerinize olsun

“Estağfirullahel’azîm (el kerim, er rahim) ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh”: Kendisinden başka ilah olmayan, ebedî hayatla diri olan “Hay”, her şeyin varlığı kendisine bağlı olup, her şeyi ayakta tutan, kâinatı yöneten,”Kayyum” (keremi ve ihsanı bol “Kerim”, merhameti ve bağışlaması bol, esirgeyen “Rahim”) olan Yüce Allah’dan beni bağışlamasını diler ve günahlarıma tövbe ederim!

“Allahümme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram”: Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

 

“Ala Resulina Muhammedin salavat”:  Salat Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun

 

“Subhanallahi ve’l-hamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim”:  Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

 

“Subhanallah”:  Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.

 

“Elhamdülillah”:  Hamd Allah’adır.

 

‘’Allahü Ekber’’:  Allah en büyüktür, yücedir, uludur.

 

“Lailahe illallahu vahdehula şerikeleh lehül mülkü velehül hamdü yuhyi ve yumit ve hüve ala külli şey’in kadir”:  Eşsiz olan ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur. Hükümranlık Onundur, hamd Onadır dirilten ve öldüren O dur ve O her şeye güç yetirendir.

 

‘’Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn’’ (Enbiya Suresi 107. Ayet): (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

 

‘’Ya Zül-Celali vel-İkram’’: Bütün azamet ve ikramlar O (c.c.)’na aittir. Bütün emir ve yasaklar O (c.c.)’ndan, iyilik ve ikramlar O (c.c.)’ndan kaynaklanır. O, kendi zatında Celal ve İkram sahibidir.

 

“Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab”:  Çok bahşedenlerin en yücesi olanRabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin.

 

“Allahummehşurna fi zumretis salihin”: Bizi mahşerde salihler topluluğu ile yargıla.

 

“Amin”:  (Duamın kabul olacağına) Ben inanıyor, güveniyorum.

“HasbinAllah ve ni’mel vekil ve ni’mel mevla ve ni’mel nasir”: Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”

‘’Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîym’’: Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.

‘’İnnallâhe lâ yazlimun nâse şey’en ve lâkinnen nâse enfusehum yazlimûn’’ (Yunus Suresi 44. Ayet):  Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.

 ‘’Bismillahirrrahmanirrahim Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak’’: Allah’ın yaratmış olduğu bütün mahlükâtın şerrinden,onun tam kelimelerine (kitaplarına veya sıfatlarına) sığınırım.

‘’Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn’’: (Enbiya Suresi 87.Ayetin ikinci yarısı (Hz. Yunus’un tövbesi) : “…Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum”.

’’ Ya Rab, lekel hamdu kema yenbaği li celali vechike ve li azimi sultanike’’: Ey Rabbim! Senin zâtının celaline ve Senin hâkimiyetinin büyüklüğüne layık şekilde sana hamd olsun.

“Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi’l-hayr”: Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır.

 

‘’SübhanAllahi ve bihamdihi sübhanallahi’l azim’’: Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Allah’ı tenzih ederim.

 

‘’MâşaAllah BarekAllah La havle ve lâkuvvete illa Billah’’: Allahü Teala mübarek etsin. Allahün Teala diledi de böyle iyi ve güzel oldu. Güç ve kuvvet yalnız ve yalnız Allahü Teala’nındır, Allahü Teala’dandır.

 

Camii ve Mescit mihrablarında genellikle şu iki ayet yazılır:   
1) “Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyyal Mihrabe”: Zekeriyya Meryem’in bulunduğu mihrâba her girdiğinde,..”  (Al-i İmran, 3/37) ayetinin bir kısmı yazılıdır.

2) “Fevelli vecheke şatral-Mescidi’l-Haram”: Ey Muhammed! Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir”  (bk. Bakara, 2/149, 150 ayetlerinin içinde geçen bu cümle).

 

EZAN VE KÂMET SÖZLERİ VE ANLAMI

 

‘’Allâh-ü Ekber ’’: Allah en büyüktür. (4 kere)
“Eşhedü en lâ ilâhe illAllah”: Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. (2 kere)
“Eşhedü enne Muhammeden rasûlullah”: Şahitlik ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir. (2 kere)
“Hayye ale’s-salâh”: Haydi namaza, (2 kere)
“Hayye ale’l-felâh”:  Haydi kurtuluşa, (2 kere) 

*(Burası Yalnızca Sabah Namazı Ezanında eklenir)“Essalatü ĥayrun minen nevm”: Namaz uykudan hayırlıdır. (2 Kere)

**(Burası Yalnızca farz namazlarından önce KâmeT getirilirken eklenir) “Kad Kâmeti’s Salâh’’: Namaz başladı. (2 kere) 

“Allâh-ü Ekber”: Allah en büyüktür. (2 kere)
“Lâ ilâhe illAllah”: Allah’tan başka ilâh yoktur. (1 kere) 

 

 

EZAN DUASI VE ANLAMI

 

”Allâhümme rabbe hâ zihid-dâvetit-tâmme ves-salâtil-gâimeh âğti Muhammedenil-vesîlete vel fazîlete ved-dereceter-refîate veb’ashü megâmen Mahmûdenil-lezî ve’adtehü inneke lâ tuhlifül-mîâd.” 

Anlamı: Allah’ım! Ey bu tam davetin ve kılınacak namazın Rabb’i, Muhammed’e (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) vesileyi, fazileti ve yüksek dereceyi ver. O’nu kendisine vaadettiğin Makam-ı Mahmud’a ulaştır. 

 

 

KAYNAKLAR

 

 

 

HAYATIN ÖZÜ

ASLA UNUTULMAMASI GEREKEN İKİ İLAHİ UYARIDAN İBARETTİR !!!

 

‘’Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’’

(Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûni.)  (Zâriyât Suresi,56)

 

“Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”

(… İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.) (Bakara 156.Ayetin bir kısmı)

 

 

Bu kitapçık Allah rızası için ücretsiz olarak dağıtmak ve paylaşmak için hazırlanmıştır.

 

Birşeyler Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir