Şiirler

Ömrümün Kışı

| Hiç yorum yok

Ömrümün Kışı

Uzun kış gecelerinde akraba ziyaretlerindeki uzun muhabbetleri hatırlatan kış, Misafirliklerdeki uyuya kalmaların eve dönüş yolunda ağlama çilesine dönüşü, Kar yağdığında aklına yalnızca oyun gelen, küçüklüğümün ısınmayan yaramazlıkları, Donmuş el ve ayakların, tandırda yanan çorap kokusuyla ısındığı günler, Güğümün kaynadığı, elbiselerin kurutulduğu, yemeğin ısıtıldığı soba mucizesi, Akşamları serilen döşek ve yorganların ısıtılmaya bırakıldığı oyun parkı zamanı, Zifiri karanlıkta acil çıkışı gösteren sobanın alev ışığının aynı anda tavana şavkı, Kavurgacının geceyi yırtan sesine gelen mahallenin bir çuval mısırı bardakla tüketişi, Yada elektriksiz gecelerinde “kolcu-kaçakçı” oyunlarına ev sahipliği yapan köyüm, Halay ateşinin, kar üstünde dönen neşe halkasını eşit ısıtan misafirperverliği, Bir çırayı nakış işçiliğinin velinimeti bilip etrafına çömelen halalarımın cefakar dünü, Bir kış ki anlata anlata bitiremediğim, doyamadığım; mutluluğum, huzurum. Dilini öğrenmeye çalıştığım yurdum insanının ağırlıklı okul yılları ve çile tohumları, Kışı ilk kez kendimle üşüttüğüm, kışdan daha soğuk olduğum günler hatta yıllar, Düşünmeye başladığım ve düşüncesizce her güzele aşık olduğum platonik dönem, Gömleğin üzerine kazak, okul ceketinin üzerine palto giyildiğini bilmediğim günler, Sobanın, odun-kömürle değil parayla ve mutasarruf bir anayla ısıtıldığı zamanlar, Üşümenin fıtrat, ısınmanın ise zenginlik olduğunu öğrenmeye başladığım günler, Bir otobüs bileti ile iki dal sigara arasında tercih yaparken hep aç kaldığım günler, Ölümü hiç hatırlamadığım halde yaşadığımın da farkına varmadığım beyhude günler, Hiç bir soruyu test etmeden girdiğim sınavdan sınır dışı edildiğim öğrenciliğim, Hiç bir şeye teşebbüs etmeden kendini müflis sanan ergenliğimin son demleri, Senden birşey olmaz diyenlerle çok efendi çocuk diyenlerin sosyolojik vakası,  Noel babadan oldukça uzak her yeni yıla Müslüm Baba’yla girdiğim efkarlı yıllarım, Bir otobüsle bir ülkede gidilebilecek en uzak iki nokta arasında gidip geldiğim yıllar, Kaçak elektrikle ısıtıp, cehennemde donmaya razı eden yoksulluğumun çaresizliği, Hastalık, fakirlik, ayrımcılık, gurbet ve Balkanlar’dan gelen soğuk hava kütlesi, Kendi vatanında yurtsuz, kendi devletinde kimliksiz, kendi âleminde yabancı, Öğrenci evlerinin sabahçı sohbetlerinde fonda Ahmet Kaya, zeminde kaçak çay, Edirne’nin yollarını kapatıp Harem’den Ümraniye’ye bir evlilik güzergahı çizen kar, Sevmenin bedelini gerçek anlamıyla düşündüren sevgiye bile işsiz olduğum yıllar, Onbeş tatillerde kredi yurtlarda, kardan değil yokluktan mahsur kaldığım yıllar, Sağlam bir ayakkabı, sağlam bir parka, cepte belediye otobüs bileti ile kışa hazırlık. Bir şehrin bütün imkanlarıyla kışa hazırlanışından daha kutsal, daha zordu kim bilir, Hâla kış bir mevsimden ibaretti ve kar kartopunu ve kardan adamı hatırlatıyordu, Ancak, mevsim normallerindeki hava, ruhumu üşütmeye başlatmıştı inceden inceye, Kışı kışlada kışladığım Mamak; bir tek şiirlerde değil gerçekten zor ve soğukmuşsun, Patrona işçi olabilme ihtimaliyle koşar adımla kapısına dayandığım hâki bitki örtüsü, Devlete memur olmayı Allah’a kul olmaya tercih ettiren istihdamı bozuk düzen, Donmuş gecelerin kış talimgahında beynimi nadasa bıraktığım vatani görev yerim. Zaman içerisinde rahmet de olursun, rahmet de okutursun, bir hırka; bir kürk olursun, Ama hep çam ağaçlarına, damların çatısına, dağların eteğine süs olmazsın bilirim kar, Kimi zaman çığ, kapalı bir köy yolu, yoldan çıkan bir araç, yani ölüm de olursun kar, Kimi zaman da Uludağ’ın, Erciyes’in velinimeti, zenginin eğlencesi olursun kâr ile kar. Kış manzaralarının en güzeli; yer damının çatısında tüten baca dumanıyla uğurlanan, Fırından aldığı akşam ekmeğinin sıcaklığının dumanıyla ağırlanan bir babanın huzuru. Lakin memlekette huzuru aramak baharı beklemekten daha uzun oldu son bir kaç kış, Havada garip bir sağanak var, pusu, ihanet, ölüm şeklinde yağar yağar bitmez kış.   Mehmet Karasakal İsmet Özel – Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak;...

devamını oku

Jan*

| Hiç yorum yok

Jan*

Çok dertliyim çok, yaşamım günleri kadar, mazlumların gözyaşları kadar, Zalimlerin mermileri kadar, anaların ve yetimlerin duaları kadar dertliyim. İki bahar arası yaprakların adetince, okyanusa düşen yağmurların miktarınca, Keşke diye başlayan kederli bir dilin cümleleri uzunluğunca dertliyim dertliyim. Bütün dilleri lal edesim, bütün gözleri kör edesim, akılları durdurasım var. Bütün devletleri yıkasım, bütün sınırları kaldırasım, bütün makamları yakasım var. Servetleri ateşe odun yapasım, mevkileri ezesim, şöhreti idamla yargılayasım var. Anadan üryan doğan, anadan üryan gömülen insan, kimdin, kime oldun yar yar. Kendi alemini yaşatmak için kurdukları düzeni Nizam-ı Alem diye satanı, Mizana kadar kovalayıp, iyilerin dünyasında el aleme rezil edesim var. Zulmü reva, kötüyü ihya, iyiyi rüsva eden bu zamana inat adaleti savunanı, Şerre karşı Elhamdülillah diyebilen mütebessüm bir çehreyi alnından öpesim var. Çok dertliyim çok, beyazın siyaha, yeşilin sarıya adil olmayan üstünlüğüne, Bayrakları boyayıp, insanları ayıran bütün renkleri birbirine katasım var. Yuvasız kuşa çalı, kurumuş toprağa su, aça aş, buluta yel, olasım var. Ezanla uyanıp salayla yatasım var, tabuta girmeden mezara giresim var. Mehmet KARASAKAL *Jan, Kürtçede acı, keder,matem anlamına gelmektedir. İsmet Özel – Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak...

devamını oku

Öyle Bir Ülke İstiyorum Ki

| 1 yorum var

Öyle Bir Ülke İstiyorum Ki

Öyle bir ülke istiyorum ki, yer yüzündeki bütün mazlumların koruyucusu olsun zalim kendinden de olsa cezasını hemen versin istiyorum. Öyle bir ülke istiyorum ki, Hz. Ömer misali dağlara buğday savrulsun memleketimde kuşlar bile aç yatmasın istiyorum. Öyle bir ülke istiyorum ki, Resulullah’ın kızım Fatıma sakın babam Peygamber diye güvenme demesi gibi herkese liyakatıyla muamele edilsin istiyorum. Öyle bir ülke istiyorum ki, vergide adalet, gelirde hakkaniyet, zekatta cömert olunsun, sadaka verilecek fakiri kalmasın istiyorum. Öyle bir ülke istiyorum ki, her bir insanın diğerinin eksikliğini tamamladığı ve kimsenin diğerine alternatif olmadığı bir düzeni olsun istiyorum. Öyle bir ülke istiyorum ki, içinde Cahit Sıtkı’nın istediği memleket de olsun, Yaşar Kemal’in betimlediği güzelliklerin ülkesi bir roman da olsun. Çok mu şey istiyorum, o zaman herşey den vazgeçtim yalnızca bir şey istiyorum memlekette herkes insan olsun başka  bir şey istemiyorum… Mehmet KARASAKAL...

devamını oku

Başın Sağolsun

| Hiç yorum yok

Başın Sağolsun

Değerli deyince akla para, pul geliyorsa, gönül ölmüştür. Gönül ölmüş ise ey dil senin başın sağ olsun . Cihan-ı alemi evirip çeviren dil yasta ise, İşte o zaman, kül bizim başımıza. Artık ne tartışılacak  bir mesele, Ne de konuşulacak bir söz kalmıştır. İnsan deyince akla ölüm geliyorsa beden ölmüştür Beden ölmüş ise ey ruh senin başın sağ olsun, Bütün dilleri heybesinde taşıyan ten, yasını can tutsun, Can sağ, ten ölü, diller ağıta gömülü… Bir ölümün acısı, ölenin  kimliğine göre değişiyorsa Yarınları yok demektir memleketlerde kimilerinin Bu, insanlığın son çırpınışlarıdır hayatta mematta Ölüm nasihat olmuyorsa insana üzülmek ihanettir, Yaşama, eş olma, ana olma, yar olma, kendin olma, hain olma. Canı, cananı, anayı, babayı cem eden haslet ne ise, Bunların hepsini birden katleden haset ona karşıdır. Huzuru, mahşerde arayanın kini, nefreti dünyada insan ise, Dünyayı ona verin, hesabı mahşere kalsın, huzuru huzurda sorsun Mahşerde huzura varınca insanlık ne imiş anlasın, Huzur isteyince O; insanlığı hatırlasın, insan olamadığına yansın, Mehmet KARASAKAL...

devamını oku

Secde

| Hiç yorum yok

Secde; itaatin, kendini bilmenin, huzura kabulün, imanın, dosdoğru yoludur. Secdesizlik; asiliğin, kibirin, huzurdan kovuluşun ve imansızlığın yoldan çıkışıdır. Rasulullah’ a (SAV) sorulmuştu hani: Namaz kılmayan kafir olurmu? O da çok manidar bir cevapla, kafirler namaz kılmaz buyurmuştu. Namaz secdedir, Mevlaya kul olmaktır, ona kavuşmak aksi halde ondan geri kalmaktır. İblisi meleklerden ayrı koyan, şeytan yapan, Rab’binin emrine, secdeye itaatsizliğidir, Ademe secdesizliği şeytan eden Rab’bim, kulunun kendisine secdesizliğini ne eder, Ademoğlu, secdesizlikten halini kıyasla iblisten, düşünmezse kendine yazık eder. Secdedir Rab’bine eğilen başı hiç kimseye eğdirmeyen, kulunu insancığa vakur kılan, Secdedir, Rab’bine kul olanı başkasına kul etmeyen, kulunu cihan-ı aleme sultan kılan, Varlığını Rab’bine yönelten herşeyini ardında bırakan ilk tekbirin menzilidir secde, Kıyamdaki vücudun en değerli parçasıdır, Rab’bine ilk kavuşandır o an secdedeki baş, Miraç yolculuğundan dönen Peygamber’in (SAV) ümmetine Rab’binin hediyesidir, Secde, ya zelcelal vel ikram’ın hediyesinin kabulüdür, kulu kul ederek miraca çıkartandır Resuli Ekrem ile Rab’binin yakınlığı mesafesidir, secde ile kulun Rab’ine yakınlığı Subhane Rabbiyel Ala, Subhane Rabbiyel Ala, Subhane Rabbiyel Ala Mehmet KARASAKAL...

devamını oku

Geç Kalmış Göçmen Kuşun Telaşıdır Yüreğim !!!

| Hiç yorum yok

Geç Kalmış Göçmen Kuşun Telaşıdır Yüreğim !!!

bir yanım sus pus olmuş soluk bir sonbahar bir yanım çığlık çığlığa mavi bir liman geç açmış çiçeğin bahara yalnızlığıdır özlemim gardaki son yolcunun gölgesidir silüetim ve nasibi kanatlarının üzerinde geç kalmış göçmen kuşun telaşıdır yüreğim kısmetse alır giderim, değilse bilir giderim ben payıma düşeni… anladım; ölmekle ölünmezmiş, varolmak yetmezmiş Allah’ı zikreden her nefes sevilmeye değermiş… Mehmet KARASAKAL  ...

devamını oku

LA İLAHE İLLALLAH

| 1 yorum var

LA İLAHE İLLALLAH

Sosyal eşitliği savunan ateist bir sosyalist, Kul hakkından sakınan mümin bir Müslüman, Birinin  la ilahe dediğine, diğeri ekler İllallah, Biri rızkı kendi çabasına bağlar, mutlak eşitlik der Diğeri Allah’ın verdiği rızkı kendi çabasına bağlar, Eşitliği de üstünlüğü de takvada görenin gözüyle görür, Mukadderatına taktir-i ilahi der, diğerinin tesadüfüne Terminolojileri karşıt olsa da ortak paydaları da var alemde, İkisinin farkı ise daha temelde başlar, birinin inkar ettiği İlah, Diğerinin pekiştireci olur, her şeyin başı, sonu Malik olan Allah, İkisinin kesiştiği yer ise çok manidardır alimAllah Son nefestedir, hakikatın yol ayrımı Lailahe İllallah.                                                                 Mehmet Karasakal...

devamını oku

Hak Zulmetmez Zalim Olan Nefistir

| Hiç yorum yok

Hak Zulmetmez Zalim Olan Nefistir

Zalim mazluma zulumü abad eden değil sükut edendir Mazluma zulumü abad eden değil sükut edendir zalim Zulumü abad eden değil sükut edendir zalim mazluma Abad eden değil sükut edendir zalim mazluma zulumü Eden değil sûkut edendir zalim mazluma zulumü abad Değil sûkut edendir zalim mazluma zulumü abad eden Sûkut edendir zalim mazluma zulumü abad eden değil Edendir zalim mazluma zulumü abad eden değil sükut İnsanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir Başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı Efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına Yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi Kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken Köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine Yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle Nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan Haklı hakta  saklı olandır ne sırda saklı ne de yalanda Hakta  saklı olandır ne sırda saklı ne de yalanda haklı Saklı  olandır ne sırda saklı ne de yalanda haklı hakta Olandır ne sırda saklı ne de yalanda haklı hakta saklı Ne sırda saklı ne de yalanda haklı Hakta saklı olandır Saklı ne de yalanda haklı Hakta saklı olandır ne sırda Ne de yalanda Haklı hakta  saklı olandır ne sırda saklı İnsanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir Başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı Efendi yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına Yaparken kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi Kendisine köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken Köle yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine Yapan nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle Nefsidir insanı başkalarına efendi yaparken kendisine köle yapan Mehmet Karasakal 22.12.2014 Gaziantep...

devamını oku

Özlem ve Sevgi

| Hiç yorum yok

Özlem ve Sevgi

Sensizliği yazıyorum şiirlerimde Sonra onu da seviyorum sen geçiyorsun diye Ay yüzün, gözlerin, can tenin geliyor aklıma İşte o zaman ağır geliyor; yele verdiğim hafif duygularım. Hasretinle yaşıyorum, ama senin için yaşıyorum Öyle ki, gözlerine bakıp sonra da Kendimden geçercesine, iç geçmişliğimle Seni seviyorum demeyi özledim. Canına sarılıp uyanmayı sonra Uyandığında: Canım! Demeyi özledim. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Yokluğunda

| Hiç yorum yok

Yokluğunda

Sensizliği yaşıyorum ama seninleyim Belki senden biraz uzağım bedenen Bana en yakın olduğun hali bilmeden Geçer mi sanıyorsun hayatı seni görmeden Sarı saçlarının gölgesi düştü ayrılığında her yere Buz eser rüzgarlar, dön gayri Ne denizde mavi, ne dalda yeşil kaldı gözlerinden uzak Ay kendine ……. yüzüne, nispet gelmez oldu geceye Gece Ay’a ben sana hasret kaldım Yüzün döneli benden geri. Telgrafın tellerinde postacının sesinde Sen varsın aklımda, gelen her haberde Anlatamam sana muhtaç duygularımı Kelimeler yetersiz, ifadeler anlamsız kalır Kesilir soluğum yüreğimin derinliklerinde kalır. Mehmet Karasakal...

devamını oku