Aforizmalar

“Gençken yaşlı gibi düşünenler asla yaşlanmazlar,

  Yaşlı iken genç gibi yaşayanlar hep genç kalırlar. ’’

   Mehmet KARASAKAL

“Akıl cıvalı lambaya benzer. Nasıl ki, cıvalı lamba yandıkça ısınır, ısındıkça daha iyi aydınlatır;

Akıl da öyledir, düşündükçe çalışır, çalıştığı sürece kapasitesini mütemadiyen genişletir ve geliştirir.”

      MehmetKARASAKAL

“Hata ani, pişmanlık bâkidir”

  Mehmet KARASAKAL

 

“O kadar çok maddi acı çekmişim ki, Manevi acıları fark etmemişim.

Manevi acıların en ilkinde anladım ki, Ben hiç acı çekmemişim.”

    Mehmet KARASAKAL

 

“Dünyada ticarette en zararlı çıkan tüccar, ekmeğini kazanırken kendisini kaybedendir.

En karlı çıkanı ise ekmeğini kaybettiğinde de kendisini muhafaza edebilendir.”

  Mehmet KARASAKAL

“Atın yuları sende iken istikameti sen belirleyeceksin,

Yuları bıraktığın zaman istikamet senin değil atın gittiği yerdir…”

Mehmet KARASAKAL

“Bütün duyuların armonisidir, Seviyorum kelimesi.

Mehmet KARASAKAL

Geçmiş doğru nakledilirse tarih olur.

Yok doğru aktarılmaz ise; ya efsane olur ya masal olur ya da inkar olur.

Mehmet KARASAKAL

“Vatan ve bağımsızlık birbirinin kardeşidir.

Uluslar, gerektiğinde bağımsızlıkları için  vatanı terk-i diyar  ederler,

Bazen de bağımsız yaşayabilmek için kendilerine bir toprağı vatan-ı diyar edinirler.”

Mehmet KARASAKAL

“Tarih bilimi, insanlara ulaşabildiği ve onlara anlatabildiği takdirde amacına ulaşır.

    Mehmet KARASAKAL

Bildiğinin miktarı, sustuğunun süresi kadar konuşursan dinlenirsin.

  Mehmet KARASAKAL

 “Çobanlar sürünün önünde gider, köpekler arkasından gelir.”

 Mehmet KARASAKAL

“Kader, karlı yollarda araba sürmeye benzer kimi zaman

 Sen ne kadar hâkim olsan da direksiyona seni gideceği yere sürükler.

Ancak çoğu zaman da kar yoktur yollarda.”

Mehmet KARASAKAL

 “Bir yerde her zaman bahar yoktur.

Ama her zaman bir yerlerde bahar vardır.”

Hayat insana birçok şeyi sunabilir, ancak bilindiğinin aksine hayata her şeyi sunan ölümdür.

Hayalin en büyük kazığı sahibinedir.
     Hem hayali yaşatmaz hem de yaşadığını hatırlatmaz.

Toprakta erezyon, ekonomide enflasyon, insanda hayasızlık; üçü de kendi varlığını
      bitirir.

İslami olan bir duruma ayrıca insani diye eklemeye lüzum yok
     İnsani olan her şey İslami olmayabilir, ancak İslami olan her şey insanidir.

Özgürlük, kazanmak ile kaybetmek arasındaki kavganın sonucunu
      önemsememektir.

İnsan için en acı olanı kendisinden önce davasının ölmesidir.

İnsanlar mutlu olmaya çalışacaklarına, insan olmaya çalışsalar zaten mutlu olacaklar.

Bütün kötülükler bir kötüden türer, bütün kötülüklerin türediği bu kök YALANDIR, kökü yalan olanın, gövdesi de, dalı da, budağı da YALANDIR!

Bir memlekette korku var ise zulüm vardır, güven var ise kadı vardır. Kadı var ise bilin ki o ülkede adil bir devlet başkanı vardır.

Mümin in tarttığı kâfirin terazisinde bile doğru çıkmalıdır. Doğruluk adalete götürür, Adalet doğruluğu tesis eder.

Bir toplumun ahlakını ve karakterini merak ediyorsan üç kuşakta çıkartmış olduğu liderlere bakacaksın.

Bir ülke insanın bütün farklılıklarını zıtlık olarak okuyan bir devletin dayattığı toplumdan yüz sene de geçse bir millet oluşturamazsınız.

Zalimin sermayesi zulümdür, evlatlarına da ancak zulmü miras bırakırlar. Mazlumun vasiyeti ahıdır.

Namaz ile zekat ve oruç ile iffet kardeştir, bütün kardeşlerin babası İman, anası amel, ailesi İslam’dır.

Bir şeyi çok istemekle hayırlısını istemek, değişmeyen sonuca nasıl gittiğin açısından önemlidir. Vardığın menzil,  ya kibrin enayiyesidir ya da tevazuunun şükrüdür.

Devleti de aileyi de ayakta tutan adalet duygusunun vicdandaki tesisi ve uygulayıcısının tesiridir. 

İşin seni sen de işini temsil edersin. Sen hem seçtiğin mesleğinle  hem de mesleğini nasıl yaptığınla kendini ifade edersin.

Dava sahibi olmak için önce ilim sahibi olmak gerek, bilgisiz insan en önemli davayı bile, ilk zahmette heba eder.

Trajik bir olayda bile iradeniz sizi özgür bırakır. Gülmeniz veya ağlamanız, mutluluğunuz yada üzüntünüz tepkisel olarak insanlık derecenizi belirler.

Kişinin seviyesini dili, dilinin düzeyini de anlayışı belirler.

İnsanın iyiliği veya kalitesi, üstlerine kusursuz itaatligiyle değil, altlarına yüksek hoşgörüsüyle kendini gösterir.

Vücut kitle indeksi ile variyet zekat indeksi arasında doğru orantılı bir korelasyon vardır.

Fikri hür bir nesil yetiştirme ülküsü, aynı fikrin mümessilini hür yetiştirme ülküsüne dönüştüğünde fikir hürriyeti yok olur.

İyilerin dünyasında kötü barınabilir ama kötülerin dünyasında iyi barınamaz.

Demokrasi, aynı çuvala iyi ile kötüyü, zayıf ile güçlüyü koyarak; mazlum ile zalimi çıkarıyor. Sonra da bu sizin tercihiniz diyor.

En acı kavga iki kardeşin kavgasıdır. Çünkü, kim kazanırsa kazansın sonunda ağlayan aynı anadır.

İnsanın insanlığa bıraktığı en büyük hastalık mutlak itaat yani tepki-sizliktir. Bu hastalık insanı, en önce tembel, sonra korkak, daha sonra çaresiz bırakır, en sonunda da tutsak eder.

Bireylerin tepki gösterme gücü ve etkisi toplumların seviyesini, bu da ülkelerin büyüklüğünü, gelişmişliğini ve kültürünü gösterir.

Kadını iyi yetiştirmez hak ettiği değeri vermezseniz, O kadının yetiştiremediği insanla bir halk, bir ülke, bir dünya beyhude uğraşır durur!

Başkalarının sorunu sizi ilgilendirmeyebilir
Başkalarının acısı acınız olmayabilir
Ancak başkalarına yapılan haksızlık
Sizin de probleminiz.

Zulüm herkes tarafından yapılınca meşrulaşmıyor.

Aydın bir azınlık kesimin en büyük tehtidi, demokrasinin sandıkta kendisine eşit kabul ettiği cahil çoğunluktur.

İnsanın tohumu çocukluğudur.

Siz siz olun hiç bir mağduru kendinize baş edinmeyin, çünkü onun hükmü adalet değil intikam olacaktır.

Bir oyun tek adam üzerine kurulursa, o adamın riski o takımın felaketi olur. Bu kural bir ülke içinde geçerlidir. Tek adamlılık felakettir!

Sonuçlar sebepleri unutturduğu için sorunlar genelde çözülemiyor.

Değişmeyen bir okurun kütüphaneyi okuması, matbaacının kitabı basmasından farklı değildir.

Özgürlük, bütün kutsalların ortak değeridir.

Vücudun neresini çalıştırırsan orası gelişir. Beyin de öyle; yalnız bir alana yoğunlaşırsa diğer alanlarda zayıf ve yetersiz kalır.

Yalnızlık ifşa edilmeyecek tek mahremiyettir. Aslında kendimizle ilgili en yoğun olduğumuz zamandır.

 Mehmet KARASAKAL

Birşeyler Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir