Gaziantep

Gaziantep

Hava tozlu yağmakta, toz barut kokmakta

Makineli tüfenkler, topçular ve uçaklar dövmekte Antep’i.

Yollar tutulu, kavşaklar en tehlikeli bölge, milislere

Kavganın, savaşın ve de ihanetin tam ortasında

Anası yiğit doğurmuş Şahin; Kilis yollarında

Yüreğinde imanı, sırtında tüfenk süngüsü, dilinde zafer türküsü,

Yeminli şehit olmaya memleket davasında; makberi Antep kapısında

Kendisi şehit; adı Mehmet Sait, nam-ı diyar Şehit Şahin

Allahsızın Fransız’ı hem hayâsız hem de sarhoş

Fırın önünde, Antep içinde hem de Antep kadınına

Dil çevirmek, musallat olmak, namusa bela olmak

Hadi ordan! Daha ölmedi Kâmil hem de on iki yaşında

Eşarp namus, namus kutsal; ana, avrat, bacı emanet ona

Üç beş taş ile küçük bedeni karşı koyamadı düşmana

Gavurun Fransız’ı nasıl da kıydın bu cana daha on iki yaşında

Kendisi şehit; adı Mehmet Kâmil, nam-ı diyar Şehit Kâmil.

Varlık,varlık olalı böyle bir sahip görmedi cömert

Tüm servetini savaş yolunda harcamış civanmert

Emirsiz buyruksuz seksen köylüsüyle baş kaldırmış Molla Mehmet

Zekâtı verilmiş canın, vergisi ödenmiş başın, bedeni kalmıştı sermaye

Antep çeteleri galip geldi çağın Fransız ordusuna Karabıyıkta

Ah Sarımsak Tepe ah! Sen de düşmeyecektin düşman eline

Mezar olmayacaktın Karayılan’a; lâkin tecellisi kaderin

Sen kabul eyle şehitleri YaRab! Yiten bütün canlar senin

Kendisi şehit; adı Molla Mehmet, nam-ı diyar Karayılan

Tarih iftihar etti böyle bir olaya tanıklık etmekle

Fransız’ı da iftihar etti böyle bir milletle dövüşmekle

Lâkin toplar, tüfenkler ve de mermiler hep birden utandılar

Gökten top mermileri yağdı seksen bin kere çatısı düşmüş Antep’e

Dile kolay seksen bin hanesi harap oldu on ay dokuz gün içinde

Analar duymasın altı bin can şehitlendi canevinde

Bu kadar can yitmedi Yunan’da, Sakaryada, Dumlupınarda

Mehmet Karasakal

Birşeyler Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir